Silisyum Karbür – Bor Karbür Kompozitler

Silisyum Karbür-Bor Karbür Kompozitlerin Özellikleri

Silisyum karbürün özellikle mükemmel termal şok dayanımı, oksidasyon dayanımı, yüksek kırılma tokluğunun; bor karbürün sertlik, aşınma dayanımı ve düşük yoğunluk gibi özelliklerin birleşmesiyle silisyum karbür ve bor karbür tozları farklı oranlarda karıştırılarak arzulanan özelliklerde değişik amaçlar için kullanılmaktadır. Bor karbür bu tip uygulamalar için uygun bir malzemedir ancak gevrek olması, düşük ısı dayanımı, yüksek sıcaklıklarda mukavemet azalması ve düşük termal şok dayanımı bor karbürün negatif yönleridir. Bor karbürün kompozitteki varlığı elde edilen ürünün özelliklerini etkilemektedir. Kompozitteki bor karbür miktarının artması sinterlenmiş üründe yoğunluğun düşmesine, oksidasyon dayanımının azalmasına ancak daha hafif bir kompozit oluşmasına yol açar. Ayrıca bu tür kompozitler yüksek ısı dayanımı ve çarpmaya karşı mukavemet sergilemektedir.

Silisyum Karbür – Bor Karbür Kompozitler yazısına devam et

Kompozit Malzemelerin Sınıflandırılması

Yapılarında çok sayıda farklı malzeme kullanılabilen kompozitlerin gruplandırılmasında kesin sınırlar çizmek mümkün olmamakla birlikte, yapıdaki malzemelerin formuna göre bir sınıflama yapmak mümkündür.

Kompozit malzemelerin sınıflandırılması
a. Elyaflı kompozitler
b. Parçacıklı kompozitler
c. Tabakalı kompozitler
d. Karma kompozitler Kompozit Malzemelerin Sınıflandırılması yazısına devam et

ExoMars Fırlatıldı

Avrupa Uzay İstasyonu’nun  kızıl gezegen Mars’a yedi aylık sürecek olan ExoMars görevi bugün başlatıldı. İletişimi sağlamak amacıyla tasarlanan 2 NASA telsizi uzay aracında bulunacak.

exomars

Nasa’nın hırsla yürüttüğü bu projenin diğer adımlarından biri de Mars’a insan yollamak. Projenin ilk ayağında, gelişmiş robotik uzay araçları insanlı NASA görevlerine hazırlık için Mars’tan bilgi toplayacak. Bilim adamları, Kızıl Gezegen’de canlı organizmalar tarafından üretilen metan gazı araştırması yapacak. Uzay aracının Ekim ayında Mars’a ulaşması bekleniyor.

Bu fırlatma da Kazakistan’daki dünyanın ilk ve en büyük uzay araçları fırlatma tesisi olan Baykonur Uzay Üssü’nden gerçekleştirilecek.

Boeing Uçan ve Yüzen Drone için Patent Aldı

ABD’li uçak üreticisi Boeing, hem uçabilen, hem de gerektiğinde denizaltında yol alabilen bir insansız hava taşıtı (drone) için patent aldı.

İngiliz Daily Mail’in haberine göre, söz konusu araç bir uçak gemisinden kalkıp denizaltıların peşine düşebilecek. James Bond filmlerinden fırlamışa benzeyen araç, bir komutta uçaktan denizaltıya dönebiliyor. Boeing Uçan ve Yüzen Drone için Patent Aldı yazısına devam et

TUBİTAK Batarya Araştırma Laboratuvarı

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’nin (MAM) Enerji Enstitüsü Batarya Teknolojileri Laboratuvarı’nda uydu için lityum iyon pil ve turbojet motoru üzerinde çalışmalara başlandığını bildirdi.

tubitak

Işık, özellikle turbojet motorunun önemine vurgu yaparak, “Turbojet motoru projesi ile füze teknolojilerinde bir adım daha atacağız” dedi. Dünyada çok az ülkenin turbojet motorunu üretebildiğini belirten Işık, motorun yerli üretim olacağının da altını çizdi.

Nerelerde kullanılıyor?

Lityum iyon pili günümüzde en çok akıllı telefon ve tabletlerde kullanıyor. Normal pillere göre daha hızlı şarj olup, daha az enerji harcaması en önemli özellikleri arasında gösteriliyor. Diğer pillerin aksine şarjı yarıda kesmek, lityum iyon pillere zarar vermiyor. Ayrıca yine normal pillere göre çok daha hafif olduğu için, uydu teknolojisinde çok yarar sağlayacağı düşünülüyor.

Turbojet motoru ise havacılık sektöründe kullanılan jet motorunun çok daha güçlüsü olarak da biliniyor. Yapımı oldukça zor olan bu motorun, TÜBİTAK MAM tarafından ne zaman tamamlanacağı ise henüz açıklanmadı.

Radyasyon Geçirmez Malzeme Nasa Ödülü Aldı

Bursa’da faaliyet gösteren Işıklar Askeri Hava Lisesi öğrencileri tarafından “Milli Kalkan: Sodyum Pentaborat Projesi” kapsamında geliştirilen radyasyondan korunmaya yönelik materyal, Dünya Liselerarası Proje Yarışması’nda kimya dalında ikinci seçilerek, NASA ödülüne layık görüldü.

 

Lisede görevli Hava Öğretmen Binbaşı Mustafa Şevik, yaptığı açıklamada, iki yıldır yürüttükleri projenin, “Dünyanın sorunu olan ve etkileri giderek artan radyasyonun zararlı etkilerine karşı insanlığı korumak için neler yapabiliriz?” sorusuyla ortaya çıktığını söyledi. Radyasyon Geçirmez Malzeme Nasa Ödülü Aldı yazısına devam et

Polimer Matrisli Nanokompozitler

Polimer matrisli nanokompozitler ticari olarak çeşitli uygulamalar için üretilir. (örneğin uzay parçaları, otomobil, spor ürünleri, vb.) Son 20 yılda, polimer nanokompozitlerin gelişiminde önemli bir artış olmuştur. 1980’lerin başında taramalı tünel mikroskobu ve taramalı prob mikroskobunun keşfiyle, nanoteknoloji alanında nanoboyutta çalışmak kolaylaştı. Bilim adamları yüzey yapısını atomik boyutta görebilir hale geldi. Aynı zamanda bilgisayar teknolojisinde gelişmeler nanoboyutta karakterizasyon ve modelleme ile özellik tahminini kolaylaştırdı. Nanomalzemelerin karakterlerinin eşsiz kombinasyonu (mekanik özellikler vb.) bir çok ilginç alanlar üretti. Ayrıca, birçok nanokompozit polimer geleneksel polimer kompozit üretim tekniklerine benzemesi nanokompozitleri daha çekici kılmaktadır. Polimer Matrisli Nanokompozitler yazısına devam et

Radyasyondan Koruyucu Kumaş

Işıklar Askeri Hava Lisesi öğrencileri “Milli Kalkan Sodyum Pentaborat” projesi kapsamında radyasyondan koruyan kumaş geliştirdi.

radyasyon-koruyucu-kumas

Bursa’da, Işıklar Askeri Hava Lisesinde bir grup öğrenci tarafından “Milli Kalkan Sodyum Pentaborat” adlı proje çerçevesinde, radyasyondan korunmaya yönelik kumaş geliştirildi.

Okulun son sınıf öğrencilerinden Tahsin Elmas, AA muhabirine yaptığı açıklamada, arkadaşları Seyit Alp Herdem ve Yaşar Harun Kıvrıl ile 1,5 yıl önce proje belirleme çalışmaları sırasında Türkiye’de kimyasal, biyolojik ve radyoaktif saldırılara karşı kullanılan koruyucu kıyafetleri incelediklerini ve bunların ithal edildiğini öğrendiklerini söyledi.

Bu kıyafetler için her yıl yurt dışına milyonlarca doların aktarıldığını gördüklerini vurgulayan Elmas, “Bunun üzerine, ‘Bir milli koruyucu kıyafet üretebilir miyiz’ fikriyle yola çıktık ve Hava Öğretmen Binbaşı Mustafa Şevik danışmanlığında proje çalışmalarına başladık” dedi.

Elmas, radyasyonun 21’inci yüzyılın en büyük sorunlarından biri olduğunu, bu nedenle buna çözüm bulmak için iyi bir çalışma dönemi geçirdiklerini anlattı. Türkiye’nin, dünyadaki bor rezervinin yüzde 72’ine sahip olduğunu dile getiren Elmas, “Boru sentezleyemediğimizden, özel bor türevi haline getiremediğimizden dolayı bu milli varlığımız heba olmakta. Hem kendi varlığımızı koruyup hem de bunu radyasyonda kullanmayı amaçladık” diye konuştu.

Özel bir bor türevi olan sodyum pentaboratı ülkede ilk defa sentezlediklerini anlatan Elmas, şunları kaydetti: 

“Sodyum pentaborat kullanarak bir koruyucu kıyafet üretimi gerçekleştirdik. Ürettiğimiz kumaşı radyasyontestlerine tabi tuttuk. Test sonucunda, ürettiğimiz kumaşın yüzde 75 gibi oldukça yüksek bir oranda radyasyonu önlediğini fark ettik. Ayrıca gama testi neticesinde sodyum pentaborat miktarının artışına paralel bir şekilde kumaşın arkasına geçen gama radyasyonunun azaldığını fark ettik. 3 farklı enerjide de bu teyit edildi. Ayrıca ‘x’ ışını testinde de sodyum pentaboratla aynı değere sahip kurşun eş değeri belirlendi ve sodyum pentaboratın kurşuna göre 2,5 kat hafif olduğu ortaya konuldu. Bu neden önemli; şu anda günümüzde kurşun koruyucular kullanılmakta. Kurşun koruyucular oldukça ağır olduğundan dolayı hareketleri kısıtlamakta ve iş verimini düşürmekte. Yaptığımız sodyum pentaborat kumaş 5 kilogram ağırlığında olduğu için hem hareket kısıtlamasını önlüyor hem de iş verimini artırıyor. Bu kapsamda bu kumaşların ülkemizde her yerde kullanabileceğini düşünüyorum.”

Işıklar öğrencilerinin projesi ABD yolunda

Projenin geçen sene Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından gerçekleştirilen okullar arası yarışmada kimya kategorisinde Türkiye birincisi seçildiğini, ayrıca yarışmanın en prestijli ödülü olan “Yılın Genç Araştırmacıları Ödülü”nü kazandıklarını ifade eden Elmas, mayısta ABD’de gerçekleştirilecek “Dünya Liselerarası Proje Yarışması”nda ülkeyi temsil edecekleri bilgisini verdi.

Elmas, elde ettikleri kumaşın özellikle hastane, nükleer santral, üniversitelerde radyasyon deneyi yapılan laboratuvarlarda ve askeri alanlarda nükleer saldırılara karşı korunmaya yönelik olarak kullanılabileceğini bildirdi.

Kumaşın ardından “kanopi”de de yarar sağladı

Kıvrıl ise projenin tüm insanlığı ilgilendiren ölçekte olduğunu vurguladı.

Pilotların, yüksek irtifada uçtukları için uzaydan gelen kozmik radyasyonlara maruz kaldığını ve onların pek çoğunun ölüm nedenlerinin başında kanserin geldiğini bildiren Kıvrıl, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Pilotların radyasyona maruz kalmasına engel olmak istedik. Bunun için de pilotların oturduğu yerin üst kısmındaki camı yani ‘kanopi’ dediğimiz kısmı sodyum pentaboratla kapladık. Daha sonra da bu kanopinin yapıldığı malzemenin içine sodyum pentaborat ekleyerek üretim çalışmaları gerçekleştirdik. Bunun ardından radyasyon testlerini yaptık. Ürettiğimiz kanopinin, gelen radyasyonların yüzde 49’unu, kapladığımız kanopinin ise yüzde 12’sini durdurduğunu gördük. Ayrıca ürettiğimiz kanopi örnekleri sadece bir santimetre kalınlığında ama normal uçaklarda kullanılan kanopiler 3 santimetre kalınlığında. Bunun kalınlığı arttığında engelleme miktarının daha da aratacağını düşünüyoruz. Bu konuda da çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”

Cam ve Cam Seramikleri

Camlar aşırı soğumuş sıvı olarak nitelenirler, çünkü kristal değillerdir. Camlar sertliği, saydam oluşu ve kimyasal dayanımı ile önem taşır. Reaktif ve dispersif özellikleri, basma ve çekmeye karşı dayanımları ve genleşme katsayısı da bu özellikleri iyileştirir.

Çoğunlukla alkali ve toprak alkali silikatlardan elde edilen, bazen borat, alümina ve az miktarda başka bileşikler de katılan kompleks karışımlardır. Hammaddeler karıştırılarak eritilir, ısıtılarak yumuşatılır ve biçimlendirilir ve tekrar soğutulduklarında ise billurlaşmazlar. Cam ve Cam Seramikleri yazısına devam et